Karakalem Çalışması : Karakalem Çalışmaları, Karakalem Çizimi – Karakalem İstanbul



KIZLARIN İŞİ ZOR..!

18 Ocak 2012 Yazan Karakalem  
Kategori Karakalem Çalışması

Kızlar,kadınlar ne yapsın..konu başlığını görünce yahu bu adam ne demek istiyor diyebilirsiniz,,durun kardeşim ben buğün konuyu evlilik veya birlikte yaşamak konusunu kadınlarımızın bakış açısından bakmak istiyorum..örnek verelim atıyorum mehtap adlı kız,veya kadın güzel albenili ,çekici kısaca bir bakan bir daha bakıyor ,,oğlan ise ince uzun boylu kızdan 2-3 yaş büyük karakaş kara gözlü atletik yapılı bir çocuk çokta güzel anlaşıyorlar..hergün feysten ,cepten sabahlara kadar mesajlaşıyorlar sabahları kalktıklarında ilk işleri birbirlerine aşkım günaydın ..nasılsınlı mesajlarla güne başlıyorlar her şey güzel tabiri caizse 10 numara,,4×4 lük anlaşıyorlar çocuk cağız babasından aldığı kısıtlı harçlıkla kıza elinden geldiğince bir yerlere götürüp yedirip içirmeye çalışıyor kızda ALLAH için çocuğa kapris yapıp maddi olarak ta yüklenmiyor..dedimya herşey 10 numara gidiyor ,,fakatt sıraevlenmeye gelince,,madem bu kadar anlaşıyoruz evlenmek ,birlikte yaşamak gerek değilmi..evlenmekte..! çocuğun ne doğru dürüst işi var,evi yok babasınında sermayesi de yokki çocuğa bir işyeri açsın..neyse yanlız mehtapın evlenme yaşı geldi geçmek üzere ,,çocukta bir evlilik le ilgili bir gelişme yok..evlenseler bile iki çıplak bir hamama yakışır gibi bir şey olacak..kız bekliyorki çocuk bir şeklilde durumunu düzeltip kızla evlense..ammma diğer tarafta atıyorum ismi mehmet adlı bir adam var adamın yaşı 40 lı küsür yaşında evi arabası,düzgün bir işi var..yaşına göre de yakışıklı sayılabilir diyelim ,,şimdi bu adam geldi mehtaba talip oldu ve mehtabı geldi babasından ALLAHIN emri peygamberin kavliyle istedi ..babasıda olumsuz bir cevap vermeden kızım bilir diyerek topu mehtaba attı..şimdii zurnanın zırt dediği yerdeyiz 1- kız ya sevdiğiyle evlenip,alçak sğürünmelerin en muhteşemlerini yaşayacak ,belkide çocuklarıda olacak,,üç beş yıl sonra ayrılıp babasının evine sığınacak tabii kavga dövüş te gırla.yanlız bu senaryoda ikinci bir ihtimal da var çocuğa bir yerlerden piyango gibi ,yerlerden para filan çıkıyor kıçını doğrultıuyor ,,faraza…2-kız diyorki ben sevdiğimle evlenip sürüneceğime beni isteyen yaşlı beyle evlenirim rahat ederim diyor.. peki siz olsaydınız neye karar verirdini,z ,,benim yorumumyok..haaa ben şahsen beğenmediğim birisiyle maddi çıkar için evlenmek bırakınız,,otobüse bile binmem..

MESLEKİ DAYANIŞMAMI…! KISKANÇLIKMI..!

her meslekte bir kıskançlık vardır,,kadın çıkıyor..veya adam sanatçı tv lerde ” saygı duyuyorum kendisine” diye söze başlıyor spiker şaşırtmaca sorular sorarak genelde sanatçı kimliği olan insanları birbirine düşürmek istiyor kısmende başarılı oluyor..tabi magazin programlarında AZ SONRA falanca sanatçı ne dedi diye iki dakkada bir biz seyircileri gıcık eden anonslara başlıyor..az sonralarda nedense yarım saatten fazla sürüyor..eh sinir olmazsanız bekleyip seyredersiniz ..çoğunluklada incir çekirdeğini doldurmayan sözlerdir..santçılar birbirlerini kıskanırlar gerçek hayatta böyledir bu durum geçmiştede vardı gelecektede olacak..her sanatçı karşısındakindan daha iyi olduğunu sanır,,ve ona küçümseyerek bakar,,bazılarıda bu durumu sinsice yapar kimiside alenen söyler,,alenen söyleyenden değilde sinsi olandan korkmak lazım,çünkü alenen konuşan senin gözündede güvenilmeyecek rakip,ve onun varlığından negatif enerjisinin farkındasındır,,, ama içten içe seni kıskanan iki lafından biri ” ah canımmm” diye başlayan sahte sözlerle seni resmen kandıran daha tehlikelidir,,çünkü o tür insanlar en küçük senin bir açığını yakaladıkları zaman seni bedavaya satarlar..

kıskançlık bizim meslektede vardır,,bakıyorum gelen eleştirilere ard niyetli olmayanları onaylıyorum ama resmin re’sinden anlamayan ”ressamların”..!!! ukalaca konuşmaları yorumları bana çok itici geliyor ve cevap bile vermeye gerek dahi duymadan PC nin çöplüğüne gönderiyorum.genelde ne kadar bilgili olduklarını anlatmak için araya benim anlamadığım kelimeleri sokarak güya benim ne kadar cahil olduğumu ispatlamak için konuşanlarımı ararsın..evet doğru ben resim konusunda kitabi bilgileri bilmem ,anlamamda benim resim çizerken kullandığım 2 şey vardır kalem ve silgi başka şeyde kullanmam vede bilmemde..bazıları dahada ileri gidip karakalem resim çizenlerin sanatçıdan sayılmayacağını yaptıkları işin hiç bir değeri olmadığını söyleyen sayın ressamın çizdiği ATATÜRK portresini görünce laf aramızda sevgili ATAMIZ ı pazarda ıspanak satan pazarcılara benzetmiş zevat ,birde benim yaptığım resimleri eleştirmezmi..ayrıca odun sapı gibi kol çizipte benim çizimlerimi eleştiren sevgili meslektaşlarımız da yok değil..! adam ressamım diyor ama daha saç çizmesini bilmiyor,,özensiz saç çizenlerimi ararsın veya pamukla karartarak saç yapanımı ararsın bunların hepsi de ressamım ben diyor ..benim diyeceğim şu birinci ve altın kural SAÇ ÇİZEMEYEN insan kesinlikle ressam değildir,ve resmin r’sinden anlamıyordur çünkü saçta kopya olayı olmaz ve saçı mutlaka resmin özüne uygun çizim yapmak zorundadır….gerçi alıştık ,,bende sevgili meskeltaşlarımdan uzak durmayı tercih ediyorum,ÇOCUKÇA vede kıskançlıkla yaptıkları eleştirilere muhatap olmak ta istemiyorum,,ne çizimlerini merak ediyorum ne kimseyi eleştiriyorum.. ben sadece sevgili sanatseverlerin yaptığı dürüst eleştirileri yayınlıyorum,,herkes ne yaparsa kendine yapsın diyerek son sözümü söylemek istiyorum sitemdeki resimler genelde benim 1-3 saatte çizdiğim resimlerdir bazılarını dikkatlice okursanız çocukken 14-15 yaşalrında yaptığım çizimlerdir ve bu bloğu kurarken bilgisayarcı arkadaşın aceleyle siteye koyduğu acemice çizilmiş resimlerimde var ,,eleştirileri yaparken bu sitenin bir resim yarışması yeri olmadığı ,burasının benim şahsıma ait özel birbloğ olduğunu unutmayalım,ayrıca kamuya açık bir sitede değildir nasıl sizin MSN,FACEBOOK ,SİTENİZ V.S BLOĞUNUZ varsa burasıda benim sonuçta yeteneğim kadar çizmiş olduğum resimlerimin sergilendiği bir bloğdur ve benim kapasitemde bu kadardır diyorum..yani kardeşim benim çizim yeteneğim senin gördüğün kadardır ve resimdede hiç bir iddiamın olmadığını belirtrek sözlerime nokta koyuyorum.

NOT:

Filozof Ranga GURU (*), öğrencisi Racici’ye öneride bulunur;”-Sevgili Racici!..

Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın. Emeğinin karşılığını; neyaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeriyoktur.. Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma!.”(*) Ranga GURU; Renklerin Ustası-INDIA